Adres
Cumhuriyet Mah. Dekanlar Sok. No:2 D:1 Süleymanpaşa-TEKİRDAĞ
Danışan Destek Hattı
0533 442 5460

İnsan ilişkilerinde herkes zaman zaman karşısındaki kişiyi üzmemek, ortamın huzurunu korumak veya çatışmadan kaçınmak için bazı tavizler verebilir. Ancak bazı kişiler için bu durum geçici bir davranış olmaktan çıkar ve neredeyse her sosyal etkileşimin temel parçası haline gelir. Kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak, sürekli onay aramak, “hayır” demekte zorlanmak ve başkalarının beklentilerine göre hareket etmek uzun vadede kişinin yaşam kalitesini etkileyebilir. Fawn tepkisi, psikoloji literatüründe bu davranış örüntüsünü açıklamak için kullanılan kavramlardan biridir.
Son yıllarda özellikle sosyal medya, psikoloji içerikleri ve kişisel gelişim kaynaklarında daha sık karşılaşılan bu kavram, insanların neden sürekli memnun etmeye çalıştığını anlamaya yardımcı olan davranış modellerinden biri olarak ele alınmaktadır. Her bireyin yaşam deneyimi farklı olduğu için bu davranış biçiminin ortaya çıkış nedenleri ve etkileri de kişiden kişiye değişebilir.
Fawn tepkisi; kişinin çatışma yaşamamak, reddedilmemek veya ilişkisini koruyabilmek amacıyla kendi istek ve ihtiyaçlarını geri plana iterek karşı tarafı memnun etmeye yönelmesi şeklinde tanımlanan bir davranış örüntüsüdür. Psikoloji alanında bu kavram, savaş (fight), kaçış (flight) ve donma (freeze) tepkilerine ek olarak açıklanan dördüncü stres tepkilerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Bu davranış biçiminde kişi çoğu zaman bilinçli olarak “kendimden vazgeçiyorum” diye düşünmez. Bunun yerine ortamın huzurunu korumayı, tartışmayı önlemeyi veya ilişkisini sürdürmeyi öncelik haline getirebilir. Zamanla bu yaklaşım alışkanlık haline geldiğinde bireyin kendi duygu ve ihtiyaçlarını fark etmesi zorlaşabilir.
İnsan davranışlarını tek bir nedene bağlamak mümkün değildir. Kişilik özellikleri, aile dinamikleri, yaşam deneyimleri, sosyal çevre ve öğrenilmiş davranış kalıpları birlikte etkili olabilir.
Fawn tepkisinin gelişmesinde rol oynayabileceği düşünülen bazı etkenler şunlardır:
Bu faktörlerden bir veya birkaçının bulunması tek başına fawn tepkisinin varlığını göstermez. İnsan davranışları oldukça karmaşık yapılar içerdiğinden değerlendirmeler bütüncül şekilde ele alınmalıdır.
Başkalarını memnun etme davranışı çoğu zaman iyi niyet, empati ve yardımseverlikle karıştırılabilir. Oysa iki davranış arasında önemli farklar bulunur.
Yardımsever bir kişi istediğinde destek olur ve gerektiğinde sınır koyabilir. Buna karşılık sürekli memnun etmeye çalışan birey ise kendi ihtiyaçlarından vazgeçse bile karşı tarafı mutlu etmeye odaklanabilir.
Bu davranışın arkasında yer alabilecek düşüncelerden bazıları şunlardır:
Bu düşünceler zaman içinde otomatik hale gelebilir ve kişi farkında olmadan benzer davranışları farklı ortamlarda tekrar edebilir.
Her birey zaman zaman aşağıdaki davranışlardan bazılarını gösterebilir. Ancak bunların sürekli hale gelmesi kişinin ilişkilerini ve günlük yaşamını etkileyebilir.
Bu davranışların yoğunluğu kişiden kişiye değişebilir ve farklı yaşam alanlarında farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Bu iki kavram çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da aynı anlamı taşımaz.
People pleaser olarak tanımlanan kişiler genellikle başkalarını memnun etmeye yönelik davranışlarıyla bilinir. Fawn tepkisi ise daha çok kişinin kendisini tehdit altında hissettiği veya çatışmadan kaçınmaya çalıştığı durumlarda geliştirdiği bir uyum stratejisi olarak açıklanır.
Başka bir ifadeyle her people pleaser davranışı fawn tepkisi olmayabilir. Benzer şekilde fawn tepkisi gösteren herkes de her ortamda başkalarını memnun etmeye çalışan biri olmayabilir.
Yakın ilişkiler, arkadaşlıklar ve iş ortamları bu davranış örüntüsünün daha görünür hale geldiği alanlar arasında yer alabilir.
Örneğin kişi;
Uzun vadede bu durum ilişkilerde dengesizlik oluşturabilir. Çünkü tek taraflı fedakârlık sürdürülebilir bir iletişim modeli değildir.
Profesyonel yaşamda da benzer davranışlar görülebilir. Özellikle ekip çalışmalarında veya yoğun iletişim gerektiren pozisyonlarda kişi kendi sınırlarını korumakta zorlanabilir.
Örneğin;
Bu durum zaman içerisinde iş yükünün dengesiz dağılmasına ve kişinin kendisini yorgun hissetmesine neden olabilir.
Empati kurabilmek güçlü bir sosyal beceridir. Başkalarının duygularını anlamaya çalışmak sağlıklı ilişkilerin temel taşlarından biridir.
Ancak empati ile sürekli kendinden ödün vermek aynı davranış değildir.
Sağlıklı empati gösteren kişiler:
Buna karşılık sürekli memnun etmeye çalışan kişiler çoğu zaman yalnızca karşı tarafın beklentilerine odaklanabilir.
Kişisel sınırlar, bireyin kendisini rahat ve güvende hissetmesini sağlayan önemli unsurlardan biridir. Sağlıklı sınırlar sayesinde kişi hangi davranışları kabul edip etmeyeceğini daha net ifade edebilir.
Fawn tepkisi görülen durumlarda sınır koymak zorlaşabilir. Çünkü kişi sınır koymanın karşı tarafı kıracağına veya ilişkiyi olumsuz etkileyeceğine inanabilir.
Bu nedenle birey;
Hayır. İnsanların zaman zaman uyum sağlaması, karşı tarafı önemsemesi veya fedakârlık yapması doğal sosyal davranışlar arasında yer alır.
Burada önemli olan davranışın sıklığı, yoğunluğu ve kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediğidir. Sürekli kendinden vazgeçmek, kendi ihtiyaçlarını hiç dikkate almamak veya tüm ilişkilerde aynı davranış kalıbını sergilemek farklı şekilde değerlendirilebilir.
Her bireyin yaşam koşulları ve deneyimleri birbirinden farklı olduğu için bu tür davranışların tek başına herhangi bir psikolojik durumun göstergesi olarak yorumlanması doğru değildir.
Davranış kalıplarını fark etmek değişim sürecinin ilk adımlarından biri olabilir. Günlük yaşam içerisinde kişi hangi durumlarda sürekli “evet” dediğini, hangi ilişkilerde kendi ihtiyaçlarını geri plana attığını gözlemleyebilir.
Aşağıdaki yaklaşımlar bazı kişiler için farkındalık geliştirmeye yardımcı olabilir:
Eğer bu davranış örüntüsü kişinin günlük yaşamını, iş hayatını, sosyal ilişkilerini veya yaşam kalitesini belirgin şekilde etkiliyorsa, bireysel ihtiyaçlara uygun değerlendirme ve danışmanlık süreci için alanında yetkin bir ruh sağlığı uzmanından destek alınması değerlendirilebilir.
Nazik olmak ile sürekli kendinden ödün vermek aynı davranış değildir. Nazik kişiler de gerektiğinde sınır koyabilir ve kendi ihtiyaçlarını ifade edebilir.
Hayır demekte zorlanmanın farklı nedenleri olabilir. Bu davranış tek başına belirli bir psikolojik örüntünün göstergesi olarak değerlendirilemez.
Sağlıklı ilişkiler karşılıklı denge, saygı ve iletişim üzerine kuruludur. Tek taraflı fedakârlığın sürekli hale gelmesi uzun vadede ilişki dinamiklerini etkileyebilir.
Bu davranış aile içinde, arkadaş çevresinde, iş hayatında veya farklı sosyal ortamlarda da ortaya çıkabilir. Kişinin bulunduğu ortama göre davranış biçimi değişiklik gösterebilir.
Bir önceki yazımıza https://mutluyasam.com.tr/toksik-arkadaslardan-nasil-kurtuluruz/ linki üzerinden ulaşabilirsiniz.
İçerikler